Etiketler

28 Aralık 2006

NİCE MUTLU YILLARA.....


Getirdiği mutluluğun tüm kötülüklerinizi unutturacağı, başarıların tüm başarısızlıklarınızı yok edeceği, güzelliklerin hayatınızı dolduracağı bir yıl dileğiyle.

BAYRAM TERBİRİĞİ

Güzellik,birlik ve beraberlik dolu,her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir kurban bayramı diliyorum...

23 Aralık 2006

AH DOSTUM...


Ah dostum! Bilmez miydin ki, bir gün .......
- Hadi oğlum, dersine çalışsana!" dedi, yalvaran gözlerle annesi...
- "Bir gün" dedi ve uyumasına devam etti çocuk.
Zaman su gibi akıp geçti. Bir-iki yıl hazırlık kursu aldıktan sonra üniversiteye girebildi. Bir gün fakülte arkadaşlarının;
- "Bizimle cumaya gelmeye ne dersin?" teklifine, "Siz gidin bir gün olur ben de giderim." diye kaçamak bir cevap verdi. İkinci sınıfa geçemeden fakülteden atıldı, - "Bir gün" olup da çalışmak nasip olmadığından... İşsiz güçsüz dolaşırken, bir arkadaşı elinden tutup onu bir işe yerleştirdi... Gün geldi, evlendi, çocukları oldu... Arkadaşı ;
- "Çocuklarına imandan, ahlâktan, kültürden bahsetsen, çok boş yetişiyorlar." dediğinde, "Daha küçükler, hele büyüsünler." dedi. Çocuklar büyüyüp, sorular sormaya başlayınca, onlara geçiştirici cevaplar vermeye çalıştı, ama bilgisizliğini bir türlü gizleyemedi, içinde bir eziklik hissetti. Bildiği bir şey vardı, bilgisizliğini yenebilmesi için, kitap okumalıydı...
- "İnsan neydi, niçin vardı?" Evvelâ bu mevzu ile alâkalı kitapları taradı. Bulduğu kitap sayısı bir düzineyi geçmişti. Kasaya doğru ilerlerken, kitapların fiyatlarını şöyle bir hesapladı, olduğu yerde kaldı:
- "Şimdi param az, elime toplu para geçecek nasıl olsa, o zaman gelir alırım." diye tasarladı ve dönüp kitapları yerine bıraktı. Eline para geçti, ama kitapçıya uğramak aklına gelmedi... Uzun bir aradan sonra işe giderken yolda sakat bir dilenci gördü, para vermek geldi içinden;
- "Neyse?", dedi. "Dönüşte de verebilirim.
" İşine yaklaşırken bir salâ sesi duydu, dikkat kesildi; meğer bir yakını vefat etmiş! İçine bir huzursuzluk çöktü, "Ya ölüm bir gün yakama yapışıverirse, zaten yaş da ilerlemekte..." diye düşündü. Kendi kendine, "Artık iç dünyama çeki düzen verme vakti gelmedi mi?" diye sordu. Cevabı, tereddütsüz "evet" ti ama işler de bu aralar hayli yoğundu...
- "Hele bir yaza varalım, tesislerin açılışını yapalım, düşünürüz." dedi yine, Allah'ın günleri bitmezdi ya!.. Bir iş dönüşü gecekonduların arasından geçerken, çileli yılları geldi aklına bir burukluk hissetti... Hay Allah!.. Bu göz yaşları da neyin nesi? Duygu selinin tazyikine daha fazla dayanamayıp, gözlerden sızan yaşlar, çağlayan oluverdi... Dermanı kalmayınca, çömelerek ağlamasını sürdürdü... Tarifsiz hislerle çatladı ruhu, gözlerini silerek; "Bunları kaleme al-malıyım!" diye mırıldandı... Yine "bir gün" dedi;
- "Gün gelir yazarım duygularımı...
" - "Gün Olur Bin Aya Değer" di ama, bilmeliydi ki, o güne ulaşabilmek için, her günün kadrini bilip çabaları kilometre taşı yapmalıydı...
"Bir gün" ... Salâ sesiyle mahalle, sessizliğe büründü. Eş-dost, cenaze namazı için cami avlusunu doldurdu... İşe giderken, dikkatsiz bir şoförün kullandığı arabanın çarpmasıyla hayatını kaybeden "o adam" ın vefalı bir arkadaşı da, "er kişi" nin naşı önünde saf bağladı... Namaz boyunca, hep "bir gün" ile geçiştirilen günleri acı acı düşündü... Cemaat dağılmaya başlayınca, tabutun başına geldi, imamın süzen bakışlarına rağmen elini tabutun üzerine koyarak şöyle fısıldadı :
- "Ah dostum! Bilmez miydin ki, bir gün olup da böyle bir güne varacağını?"

9 Aralık 2006

MODA

Moda ;insanların değişiklik arama ve yeni biçimler ortaya koyma tutkusudur.Toplumdaki süslenme ve değişiklik ihtiyacından doğan geçici bir yeniliktir.
Modanın önemli bir özelliğide değişkenliğidir.Kişi ,hayatının monotonluğundan kurtulmak için değişiklikler arar.Bu ,yararlı olmanın ötesinde süslenme isteğine dayalı bir değişiklik istemisir.
Moda dalgalanmalarında ,bir modanın etkili olmasına karşı çıkmak ,hemen imkansız gibidir.
Ancak bir modanın yerini daha etkili bir başka moda alabilir.

2006 Ahkaf 005


2006 jeanne d'arc 004


2006 HAZAN 002 -2006 TILSIM 003


2006 AKREP 001


6 Aralık 2006

ÖĞRET ONA!!!

(Abraham Lincoln tarafından oğlunun öğretmenine yazılmış mektup)

Öğrenmesi gerkli,biliyorum;
Tüm insanların dürüst ve adil olmadığını.
Fakat şunuda öğret ona;
Her alçağa karşılık bir kahraman,
Her bencil politikacıya karşılık kendini adamış lider vardır.
Her düşmana karşılık bir dost olduğunu öğret ona.
Zaman alacak biliyorum.fakat eğer öğretebilirsen ona,
Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret.
Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hemde kazanmaktan neşe duymayı.
Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.
Eğer yapabilirsen,
Sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.
Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını
Eğer yapabilirsen, ona kitapların mücizelerini öğret.
Fakat ona sessiz zamanlarda tanı.Gökyüzünde kuşların,Güneşin altındaki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin edebi gizemini düşünebileceği.
Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.
Ona kendi fikirkerine inanmasını öğret,herkez ona yanlış olduğunu söylediğin de dahi.
Tüm insanları dinlemesini öğret ona.
Fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini,
Ve sadece iyi olanları almasını öğret.
Eğer yapabilirsen, üzüldüğün de bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona.
Göz yaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.
Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.
Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona.Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa,dimdik dikilip savaşmasını öğret...

6 Kasım 2006

yakında tasarımlarım sizlerle buluşuyor :)

Siteme yaptığınız yorumlar için teşekkür ediyorum...
Biliyorum sabırsızlıkla tasarımlarımı bekliyorsunuz, bende elimden geldiği kadar güzel tasarımlar yapmaya çalışıyorum, inş. en kısa zamanda koyucam tasarımlarımı.Umarım beğenirsiniz...
Not:Yorumlarınız benim için çok önemli lütfen tasarımlarım hakkında yorum bırakmayı unutmayın...

kız kulesi


Geçtiğimiz pazar günü kız kulesindeydim ve bu fotoğrafıda ben çektim :) gerçekten mükemmeldi ,hiç görmemiş olanlar bence en kısa zamanda gidip görmeliler...İstanbul'u 360 derece açıyla görmek çok farklı bir duygu...

kız kulesinin tarihçesi ;Kız kulesi M.Ö.341 yılında anıt mezar kimliğinde bir yarımadayken, M.S.410 yılında boğazın giriş çıkışlarını kontrol etmek üzere bir gümrük istasyonu haline getirilir.Kulenin ilk belirgin yapısı M.S.1110'larda savunma kalesi olarak ortaya çıkar.

İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı döneminde Mehter Müziği'nin icra edildiği bir platform olarak kullanılan yapı, 1509 depreminde zarar görür ve tekrar inşa ettirilir.1719 yılında yanan kule, 1725 yılında onarılır ve 1832 yılındaki tadilata kadar pek çok felakete maruz kalır.Kız kulesi'nin fener olarak kullanılması ise 1920'lere dayanır.1944 yılında tekrar restore edilen kule, 1959'dan itibaren radar istasyonu olarak kullanılır.1982'de Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne devredilir.Ve 2000 yılında hamoğlu Holding A.Ş.'nin gerçekleştirdiği restorasyondan sonra ilk defa halkın ziyaretine açılır...

kumaşları tanıyalım


Mevsimine ve modaya göre değişen kumaşları, giymek kadar kullanmak da ayrı bir hüner ister. Beğenerek aldığınız bir bluz, hatalı yıkama veya ütüleme neticesinde bir daha kullanılamaz hale gelebilir.Yıkarken ve ütülerken beklenmedik olaylarla karşılaşmamak için, kumaşları tanımak gerekir...
-Akrilik ;Yapay liflerden yapılır. Sıcak tutar ve hafiftir. İç çamaşırı spor malzemeleri ve örtü yapımında kullanılır. Bazen diğer yapay kumaşlarla karıştırılır. Bakımı: Her tür yıkanmaya elverişlidir. Hafifçe ısıtılmış ütüyle ütülenir
- Angora ;Elde edilen yüne “Ankara tavşanı yünü” veya kısaca “Angora yünü” adı verilir. Bu üründen yapılmış giysiler kesinlikle vücutta alerjik reaksiyon oluşturmaz ve kılların iç kısmı medullalı olduğu için bu giysiler vücudun hava almasını engellemez. Bu özelliği nedeniyle Angora, koyun yününden 7 - 8 kat daha fazla ısı vermesine karşın, vücutta terlemeye sebep olmaz. Angora giysiler özellikle çocuk giysisi olarak kullanılmaktadır. Çünkü çocuk giysileri ağır olmamalı, yüksek ısı vermeli, terletmemeli ve alerjik reaksiyon oluşturmamalıdır. Bütün bu özellikleri sadece Angora giysilerde bulmak mümkündür. Bunun dışında Angora giysileri (şapka, kumaş, kazak, battaniye, atkı, şal, eldiven, saç bantı, iç çamaşırı), yetişkin insanlar tarafından da her zaman tercih edilen pahalı giysilerdir. Angora yünü, kuvvetli elektromanyetik özelliğinden dolayı özellikle romatizmal hastalıklarda, siyatik ve eklem ağrıları şikayetlerinde, dolaşım bozukluğu olanlarda, böbrek rahatsızlıklarında fizik tedavisi amacıyla giyilen termal iç giysilerin yapımında kullanılır ve tedavideki başarı etkisi yüksek olan tek üründür. Ayrıca, Angora, yüksek keçeleşme kabiliyeti nedeniyle fötr şapka, ayakkabı ve ayakkabı içinde kullanılan keçe yapımında da başarıyla kullanılmaktadır.Oldukça hafif oluşu ve yüksek ısı tutma kapasitesi nedeniyle gerek saf olarak, gerekse diğer liflerle (özellikle ince koyun yünüyle) karşılaştırılarak iç ve dış giysilerin (kumaş, şapka, kazak, bataniye v.s.) üretiminde kullanılır. Ayrıca, ses dalgalarını çok iyi geçirdiği için havacılık alanında aranan bir üründür. Tavşan yünü lifleri, düzgün ve ipeksi bir yapıya sahiptir. Genellikle %10-20 oranında kuzu yünü ve/veya sentetik liflere karıştırılarak çeşitli giysilerin yapımında kullanılır. Boyanmamış saf Ankara yünü kuvvetli elektromanyetik etkisi dolayısıyla romatizma, artrit gibi hastalıklara karşı terapik giysilerin üretiminde de kullanılmaktadır.
-Cam Lifi ;Dayanıklı, yanmaz, buruşmaz kumaşlar yapımında kullanılır. Bakımı: Bu tip kumaşlara kuru temizleme uygulanmaz ve makinede yıkanmaz. Elde çitilemeden yıkanır ve sıkmadan asılır.
-Devetüyü ;Devenin yumuşak tüylerinden elde edilir. Bazen saf, bazen yünle karışık olarak kullanılır.
-İpek ;Değerli, dayanıklı, esnek, hafif ve serin tutan bir kumaştır. Kıvılcım ve güveler baş düşmanıdır. Güneşte solar, zamanla havanın etkisiyle sararır. Bakımı: Kuru temizlemedir.
-Kaşmir ; Kaşmir keçisinin yününden elde edilir. Bazen saf, bazen yün, ipek ve pamukluyla karıştırılarak kullanılır.
-Kenevir ;Bitki liflerinden yapılır. Bazen tek başına, bazen diğer liflerle karıştırılarak kullanılır. Perde, çamaşır ve halı yapımına uygundur. Pamuklu dokumaya çok benzer. Bakımı: Pamuklu kumaşlara uygulanan bakım uygulanır. yanlız ütülenmeden önce aprelenmesi (kolalanması) önerilir.
-Keten ;Serin tuttuğu için sıkça tercih edilir. Ter emici özelliği vardır. Çok buruşur. Bakımı: Yıkamadan önce yağ lekeleri temizlenir. Klor kökenli beyazlatıcılar zararlıdır. Makinede yıkanabilir; sıcak ütüyle ütülenir bir çoğu apre ister.
-Lasteks ;Pamuğun yapay ipek ya da naylonla karıştırılmasıyla yapılır. Esnek bir kumaştır. Bakımı: Ilık suda yıkanır, beyazlatıcı kullanılmaz. Naylon Esnek, sarıcı bir yapay liftir. Kolay yıkanır, hemen kurur. Yanmaz ama hemen kavrulur. Bakımı: Ilık suyla makinede ya da elde yıkanır. Beyaz ve pastel renkli naylon giysiler, koyu renk ve çok kirli çamaşırlarla yıkanmamalıdır. İyice durulanmalı ve ılık ısıdaki ütüyle ütülenmelidir.
-Pamuklu ;Pamuk bitkisinden elde edilir. Dayanıklıdır ve serin tutar. Bakımı kolaydır. Bakımı: İstenildiği biçimde elde ya da makinede yıkanır ve rahatça ütülenir. sonra hafifçe sıkılmalı ve düz bir yüzey üstünde gölgede kurutulmalıdır. Ütülerken dikkat edilmelidir
-Polyester ;Yapay liflerden elde edilir. Ütü gerektirmeyen giysilerin yapımında kullanılır. Buruşmaz ve eski haline ehemen döner. Az yer kaplar, solmaz ve güveleri çekmez. Bakımı: Naylon gibidir.
-Yapay İpek ;Saf ipeğe benzeyen yapay liflerden yapılmıştır. Giyecek ve perde yapımında kullanılır. Bakımı: Genellikle kuru temizleme uygulanır. Elde yıkarken beyaz sabun kullanılmalıdır. Duruladıktan sonra sıkılmadan asılır. Kuruduktan sonra, soğuk denecek kadar hafif ısıtılmış ütü ile ütülenmelidir.
-Yün ;Bitkisel liflerden üretilir. Çuval yapımında kullanılır. Bakımı: Yünlü kumaşlar sürekli fırçalanmalıdır. Kuru temizleme gerektirir. Yıkanabilenleri ılık ve sabunla zedelenmeden yıkanıp, iyice durulandıktan

Renklerin dili

Beyaz ; istikrarı, devamlılığı, masumiyeti ve saflığı simgeler. Bu yüzden üzerinde fazla şaibeler olanların, beyaz ağırlıklı kıyafetleri seçmelerinde yarar var. Beyaz giysiler sizin temiz olduğunuz imajını verir. Beyaz Kova burcunun rengidir.
Kahve ; gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodla iç mekanda kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat çekmezler. İş görüşmelerinizde , profesyonel toplantılarda sakın kahverengi giymeyin. Kahverengi Boğa burcunun rengidir.
Kırmızı; ise hareketli, kıpır kıpır insanlar için en ideal renktir. Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir. İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Kırmızı Koç burcunun rengidir.
Lacivert ; sonsuzluğu ve otoriteyi temsil eder. İş adamlarının ve firmaların sıkça tercih ettiği bir renktir. Özellikle önemli iş görüşmelerinde tavsiye edilen bir renk tonudur. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. Kozmik renk olarak kabul edilir, sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği simgeler.O yüzden dünyadaki firmaların bir çoğu logolarında lacivert rengi kullanır. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır. Lacivert Akrep burcunun rengidir.
Mavi ; en dinlendirici renktir. Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir.Mavi insanlar üzerinde yumuşaklık, sevecenlik tazelik gibi etkiler yaratır. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır. Mavi Yay burcunun rengidir.
Mor ;Konsantrasyon sağlamak için mor'dan daha iyi bir renk bulunamaz! Eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih , yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını korkuttuğu saptanmıştır. Mor İkizler burcunun rengidir.

Pembe ; uyum, neşe, dişilik, sevecenlik, ilkbahar ve yeni açmış çiçeklerin kokusudur. Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler kendilerini rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk rengidir. Pembe Oğlak .
burcunun rengidir.
Sarı ;Uyarıcı özellikleriyle sarı, insanları daha dinamik ve neşeli olmaya teşvik eder. Zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür. Sarı Aslan burcunun rengidir.
Siyah ;ağırbaşlılık ve ciddiyet ile özdeşleşmiştir. Siyah, gücü ve tutkuyu temsil eder. Hırsın da bir ifadesidir. Bizde ve Batı'da siyah, matemi simgelerken Japonya'da mutluluğun simgesidir. Fonda kullanıldığında karamsarlığı çağrıştırır. Işığı yok eder. Konsantrasyonu en çok getiren renktir. Einstein'in konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan bir odaya girip ve bu şekilde düşündüğü söylenir. Siyah Balık burcunun rengidir.
Yeşil ; doğanın ve baharın rengidir, insanlar üzerindeki etkisi tartışılmaz.Güven ve huzur verir . Yaratıcılığı körükler, rahatlatıcı özelliği nedeniyle büyük lokanta ve mutfaklarda kullanılır.Yeşil alanlarda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır.Ayrıca huzuru ve üretkenliği temsil eder. Güven ve rahatlık veren bir renktir. Yeşil tabiatta hakim olan bir renk olduğu için rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi de büyüktür. Yeşil rengin ağırlıklı kullanıldığı yerlerde üretkenlik artar… Yeşil Terazi burcunun rengidir.

Uluslar arası moda terimleri

Creation ;tasarım
Createur ;tasarımcı
A la mode ;moda olan ,ilgi çeken ve çok tutulan
Coupe ;kesim
Blazer ;tek renkli klasik ceket
Capri ;diz altında biten pantalon
Style ;tarz ,uslup , stil ,moda
Trend ;eğilim
Trendy ; son modayı izleyen
vogue;beğenilme tutulma rağbet itibar
Pret-a-porter ;hazır giyim
Modish ;modaya uygun son moda
Mocassin ;bağcıksız ayakkabı
Maneguine ;manken
In style ;moda olan modaya uygun
Gusto ;beğeni ,zevk
Tonigue ;uzun kadın gömleği
Tendance ;akım
Soie ;ipek
Patcwork ;farklı kumaşlardan dikilmiş yama işi
Parka ;su geçirmez ceket
Imprime ;baskılı kumaş
Fashion design ;moda tasarımı
Elegant ;şık ,zarif ,sade
Demode ;modası geçen

Bir kedi daha

Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar. Bekçi, onların ayak seslerini işitmişti. Sordu :
-Kim o? İçlerinden biri kedi gibi miyavladı. Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki, delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı. Bekçi geri dönüp yine seslendi :
-Kim var orada? İkinci deli cevap verdi :
-Bir kedi daha :))

Bunları biliyormuydunuz???

1-Boynu uzun göstermek için hangi tarz yaka daha uygun???
Hakim yaka ve ''V'' yaka.
2-Uzun boylu zayıf insanlar nasıl giyinmeli???
Büzgülü , pilili , ve drapeli kıyafatler tercih etmeli.Yuvarlak çizgili kulplar tercih etmeli.
3-Kısa boylu zayıf insanlar nasıl giyinmeli???
Uzun ve bedeni yuvarlak kulplar kullanmalı.Beller düşük olmalı ve açık renkler tercih edilmeli.
4-Kilolu insanlar hangi rengi tercih etmeli???
siyah ve kahverengi renklerini tercih etmeli.(not:kahverengi siyahtan daha zayıf gösterir)
5-üst bedeninin ölçüsü alt bedenine göre büyük olanlar nasıl giyinmeli???
üst bedende dar kesimli ve koyu renk kıyafetler alt bedende ise daha bol kesimli ve açık renk kıyafetleri tercih edip orantılamalı.
6-Alt bedeni üst bedenine göre büyük olan insan nasıl giyinmeli???
Alt bedende daha dar kesimli ve koyu renk kıyafetler üzt bedende ise daha dökümlü açık renkkıyafetler tercih edip orantılamalı.

31 Ekim 2006

ŞOVMEN

Şovmenin biri yaptığı şovuyla dünyada çok büyük bir üne kavuşmuş. Şovunu bir timsahla gerçekleştiriyormuş. Sopasıyla timsahın başına vuruyormuş, timsah ağzını açıp adamın kafasını ağzına alıyormuş, adam tekrar sopayla timsahın başına vurunca tekrar ağzını açıp hiçbir zarar vermeden adamın kafasını serbest bırakıyormuş.Şovmen bütün dünya ülkelerini gezer, sıra Türkiye ye gelir. Büyük bir kalabalık şovu heyecanla izlemektedir. Şov biter, şovmen alkışlardan aldığı zevkle seyircilere döner kasılarak sorar :
- Aranızda bunu yapabilecek biri var mı?Seyircilerin arasından bizim Temel atılır :
- Ben yaparım ama söz ver, kafama hızlı vurmayacaksın... :)

UÇAK

Bir uçakta Fransızlar, Almanlar ve Türkler yolculuk ediyorlar. Uçağın tek motoru duruyor. Pilot her milletten bir kişi atlarsa uçağın düşmeyeceğini söylüyor. Hostesler Fransızlar kibardırlar kibarca söyleyelim biri çıkar atlar diye düşünüyorlar.
Hosteslerden biri;
- Lütfen atlarmısınız diyor bir tane Fransız koşarak atlıyor.Hostesler Almanlar kabalardır diye düşünüyorlar. Hosteslerden biri bağrıyor:
- Atlayın lan. Hemen Almanlardan biri atlıyor..Sıra Türklerden birinin atlamasına geliyor. Kimse gönüllü olmuyor. Hostesler ne yapıyorlarsada bir tane Türk'ü aşağı atmayı başaramıyorlar. En Sonunda hosteslerden birinin aklına çok dahiyane bir fikir geliyor ve bağırmaya başlıyor:
- Atlamak yasaaak...
Bunun üzerine uçaktaki tüm Türk yolcular atlıyorlar...

BABA VE OĞUL

Nevşehi'de yaşlı bir adam yaşardı.Patates ekini için bahçeyi bellemesi gerekiyordu , lakin bu çok zor bir işti.Tek oğlu olan Davut ancak ona yardım edebilirdi , fakat oda hapisteydi.
Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve derdini açıkladı.
''sevgili Davut ,
Patates bahçami belleyemediğim için kendimi çok kötü hissediyorum.Bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım.Burada olsan bütün derdim bitecekti.Biliyorum ki sen bahçeyi benim için hallederdin.
Sevgiler , baban''
Bir kaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı:
''Babacığım ,
Allah aşkına bahçeyi kazma.Ben oraya cesetleri gömmüştüm.
Sevgiler, Davut''
Ertesi gün sabaha karşı polisler geldi ve tüm sahayı kazdılar lakin hiçbir cesede rastlamadılar.Yaşlı adamdan özür dileyerek gittiler.Aynı gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı:
''Babacığım ,
Şimdi patatesleri ekebilirsin.Bu şartlar altında yapabileceğimin en iyisini yaptım.
Sevgiler , Davut''

BİR ARKADAŞ

Askerliğiin bitmesine bir hafta kalan adam telefonla ailesini aramıştı.Adam ailesine , askerde tanışıp çok samimi olduğu bir arkadaşının , savaş esmasında bir mayına basarak iki ayağının koptuğunu ve kimsesi olmadığı için onlarla kalıp kalamıyacağını sormuştu.
Oğullarını çok seven anne baba;
-''Oğlum biz zaten kıt kanaat geçiniyoruz.Arkadaşın üstelik iki ayağınıda kaybetmiş.Hepimiz bir arada nasıl geçiniriz.'' diye yakınmışlar.
Adam , anne babasının bu cevabı karşısında kendini çok kötü hissetmişti.Belki ısrar edersem arkadaşımı kabul ederler diye bir süre daha yalvarmış ama ailesinin tavrı değişmemişti.Adam ailesinin bu tavrına çok üzülmüş ve telefonu kapatmıştı.
Askerden dönmesine iki gün kala birliğinden gelen bir telefonla ailesi yıkılmıştı.''oğlunuz intihar etti.''
Anne baba hemen oğullarının bulunduğu askeri birliğe gitmişler.Aile , oğullarının cesedine baktıklarında , iki bacağınında olmadığını görünce gerçeği öğrenmişler ama iş işten geçmişti.
ANONİM

Hakkımda..

Adım Mevlude Sare,stilistlik ve modalistlik eğitimi aldım.Ev idaresi bölümü 2.sınıf öğrencisiyim.Bu sitede sizlerle çalışmalarımı ve beğendiğim yazıları paylaşmayı amaçlıyorum..Güzel vakit geçirmeniz temennisiyle..