21 Ekim 2008
Ziya Salihoğlu'nun Trabzonlular Hakkındaki Yazısı..
Sıradan olmak, basit işler yapmak kolay; zor olan ise sıra dışı olup, kimsenin hayale bile getiremeyeceği şeyleri düşünebilmektir.
“Mavi Jean”sın mağazasının yanına “bordo” mağazasını ancak bir Trabzonlu açar!
Veya “Lokantamız 200 metre geridedir!” fikrini yine sadece karadenizli’ler düşünebilir:)
Karadeniz insanı, düşüncesiyle, yaptıklarıyla, espiri yeteneğiyle, çevikliğiyle Türk toplumu içinde farklı bir yeri olduğunu her zaman ortaya koymuştur.
Karadeniz, yeryüzünde kendisini eleştirebilen ve yaptığı hatalardan espiri üretebilen insanların yaşadığı tek yerdir.
Karadeniz’in sınırı kimilerine göre Zonguldak’tan, kimilerine göre Samsun’dan, kimilerine göre ise de Giresun’ dan başlayıp Hopa’ya kadar devam eder.
Trabzon ile Rize arasında Oflu diye anılan bir gurup vardır ki, onlar bu sınırların içine dahil edilmezler.
Çünkü onlar, her zaman kendilerini ayrı tutar, ilçelerini “Of Cumhuriyeti” diye adlandırır,direk olarak Allah’a bağlı olduklarını ilan ederler.
Karadeniz insanının ani karar vermede kıvrak zekası, hayal dünyasının genişliği ve espiri yeteneği öyle gelişmiş ki, bunu her baktığınız yerde görebilir, her işittiğiniz sözcükte duyabilirsiniz.
Kısaca Karadenizliyi, Trabzon’luyu, hele oflu’yu bulunduğu ortamı neşelendiren kıvrak zekasıyla her zaman her yerde rahatlıkla tanıyabilirsiniz.
ZİYA SALİHOGLU..
“Mavi Jean”sın mağazasının yanına “bordo” mağazasını ancak bir Trabzonlu açar!
Veya “Lokantamız 200 metre geridedir!” fikrini yine sadece karadenizli’ler düşünebilir:)
Karadeniz insanı, düşüncesiyle, yaptıklarıyla, espiri yeteneğiyle, çevikliğiyle Türk toplumu içinde farklı bir yeri olduğunu her zaman ortaya koymuştur.
Karadeniz, yeryüzünde kendisini eleştirebilen ve yaptığı hatalardan espiri üretebilen insanların yaşadığı tek yerdir.
Karadeniz’in sınırı kimilerine göre Zonguldak’tan, kimilerine göre Samsun’dan, kimilerine göre ise de Giresun’ dan başlayıp Hopa’ya kadar devam eder.
Trabzon ile Rize arasında Oflu diye anılan bir gurup vardır ki, onlar bu sınırların içine dahil edilmezler.
Çünkü onlar, her zaman kendilerini ayrı tutar, ilçelerini “Of Cumhuriyeti” diye adlandırır,direk olarak Allah’a bağlı olduklarını ilan ederler.
Karadeniz insanının ani karar vermede kıvrak zekası, hayal dünyasının genişliği ve espiri yeteneği öyle gelişmiş ki, bunu her baktığınız yerde görebilir, her işittiğiniz sözcükte duyabilirsiniz.
Kısaca Karadenizliyi, Trabzon’luyu, hele oflu’yu bulunduğu ortamı neşelendiren kıvrak zekasıyla her zaman her yerde rahatlıkla tanıyabilirsiniz.
ZİYA SALİHOGLU..
3 Ekim 2008
Bir ingiliz geleneği - SMOKİN


Smokinin tarihi 1837-1901 yılları arasında hüküm süren ilgiltere kraliçesi Victoria'nın oğlu veliaht prens Edward zamanına uzanıyor.O dönemde askerlerin ağırbaşlı giysileri olan redingottan ve fraktan bıkan prens Edward,terzisinden gece giymek için kısa bir ceket ister.prensin arzusuna çare bulan terzisi Henry Poole, bu giysileri harmanlayarak yeni bir ceket diker.Prens Edward'ın ceketi tek düğmeli ve kuyruksuz bir ceketti.Kalçasında bitiyordu.Gömleği beyaz pike kumaştandı.Yeleği vardı, pantalonuda ceket gibi siyahtı.Bu cekete DİNNER JACKET yani akşam yemeği ceketi adı verildi.bizim smokin olarak tanıdığımız bu gisinin ingilizceside bugün aynı.
Bursa Gezimizden Çektiğim Fotoğraflar..
Bu bayramı bursada geçirdim ve bayram çocuğu gibi bol bol gezdim :)çektiğim fotoğraflardan bazılarını sizlerle paylaşmak istedim, umarım sizlerde gitmiş kadar olursunuz..(1,foto; feribottan çekdiğim marmara denizi.2.foto;Üfdade hazretlerinin kabrini ziyarete gittiğimizde çekmiş olduğum uludağ.3.foto;Yalovada sahilde çekmiş olduğum yeşil ile mavinin birlikteliği..)


Kaydol:
Yorumlar (Atom)