Etiketler

30 Ocak 2007

2007 AHMER 010


Hazırlamakta olduğum 100 parçalık savaş konulu koleksiyonumdaki avangarde tasarımlarımdan....

İkiz kulelerden sağ çıkan Türk'lerin kurtuluş hikayeleri

Terörist saldırıda çöken ikiz kulelerde çalışanların büyük bir bölümü öldü.Kulelerde çalışan Türklerin büyük bir bölümüyse hayatta…Basına yansıyan hikayelere göre Türklerin Kurtuluş sırları şöyle;
En kötüsünü düşündüler;Bina sarsılınca Türklerin akıllarına iki olası geldi;Ya uçak çarptı,yada deprem oldu.ABD’lilerse sistemde patlama oldu diye düşündü.Türk ‘nasıl kurtulurum’u planlarken ABD’li masasında çalışıyordu.
Anonsları dinlemediler; Resmi emirleri ciddiye almayan Türkler,izdihamı engellemek için hopörlerden yayılan “Binayı terk etmeyin”uyarılarına aldırmayıp hemen merdivenlere yöneldi.
Cepler hep açık; Tam bu sırada en ciddi toplantıda bile kapamadıkları, tuvalette dahi yanlarında bulundurdukları cep telefonları çaldı. Dostları”çabuk kaç, binaya uçak çarptı”diye uyardı.
Emniyet şeridini ihlal;Binadan kurtulan bir Türk'e kulak verelim:Amerikalılar merdivenin sağından tek sıra halinde iniyordu.Polise neden solu kullandırmıyorsun? dedim.Yukarı çıkanlara ayırdık dedi.Gülüp tek başıma soldan jet gibi indim.2 dakika sonra bine çöktü.
İşeriyi gördüler: Kurtulan bir Türk kızı anlatıyor,”Binadan çıkınca hemen uzaklaştım.Çünkü deprembe binalar sallantıdan 15-20 dakika sonra çökmüştü.ABD’lilerde binanın önünde telefonla’kurtuldum’diye müjde veriyorlardı.Kuleler çökerken sanırım altında

26 Ocak 2007

Uluslararası İstanbul Moda Fuarları

duyuruuuuu!!!
Arkadaşlar İstanbul moda fuarına çok az kaldı!!!! Umarım bu yılda hep birlikte gideriz....Fuar 8-10 Şubat 2007 tarihleri arasında CNR EXPO İstanbul'da gerçekleştirilecek,igilenenlere duyurulur...Arkadaşlar organizasyonu yapalım:)
NOT:FOTOĞRAF MAKİNALARINIZIDA GETİRMEYİ UNUTMAYIN AMA TABİ CEPTEN HALLEDEBİLİRSENİZ CEP YETERLİ OLUR :))))

23 Ocak 2007

PİERRE LOTİ



Bence İstanbul'da görülmeye değer yerlerden biriside piyarloti...İstanbul'a tepeden farklı bir bakış açısı...Bu arada bu fotoları ben çektim:)
Pierre Loti'nin tarihçesi;Ünlü Fransız romancı Pierre Loti’nin adıyla anılan pierre Loti, İstanbul’un tarihi semtlerinden Eyüp’te bulunuyor. Eyüp, dini mekanları, mezarlıkları, doğal güzellikleriyle önemli ve eski bir yerleşim bölgesi. Eyüp’ten Eminönü’ne kadar tüm Haliç’in tepeden görülebildiği Pierre Loti, yerli ve yabancı turistlerin oldukça ilgi gösterdiği bir yer.
Deniz subayı ve yazar...Ünlü Fransız romancı Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşadı. Gerçek adı Louis Marie Julien Viaud olan yazar aynı zamanda bir deniz subayıydı. 1867 yılındaki Okyanusya seferi sırasında, Büyük Okyanus’ta yetişen bir çiçeğin adı olan Loti takma adını aldı. Mesleği sayesinde Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerini, kültürlerini görme fırsatı buldu ve yazdığı anı ve romanlarda bu seyahatlerinde edindiği bilgilerden çok faydalandı. Denizcilik öğpreniminin ardından 1881’de yüzbaşı, 1906 yılında da albay rütbesini aldı. İstanbul’u da ziyaret eden Loti, bu şehirden ve Osmanlı kültüründen çok etkilendi ve daha sonra defalarca buraya gelerek uzun süre burada yaşadı. İstanbul’a ikinci gelişinde (1879) o zamanın Osmanlı Dönemi Türkiyesi’ni anlattığı “Aziyadé” adlı romanına adını veren kadınla tanıştı. Loti, bu romanla birçok eleştirmenden olumlu not aldı ve geniş bir kitle tarafından tanınmış oldu. Daha sonra roman yazmaya devam etti ve birçok önemli yapıta imzasını attı. Gözlem yönü kuvvetli olan Pierre Loti, yazılarında oldukça yalın bir dil kullandı ve aşk, ölüm, umutsuzluk gibi öğelere fazlaca yer verdi. Osmanlı kültürüne ve yaşayış biçimine hayranlık duyan yazar Pierre Loti burada saatlerce oturur, insanlarla sohbet ederdi.Divanyolu’ndaki caddeyle birlikte buraya da Pierre Loti’nin adı verildi...

20 Ocak 2007

2007 SAVAŞ 008 - 2007 MATEM 009


Hazırlamakta olduğum 100 parçalık savaş konulu koleksiyonumdaki abiye tasarımlarımdan...

19 Ocak 2007

Dostummm...

Dostum, günese bak, topraga bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma.. Kimin geldigi önemli degil, kimin gelmedigi de… Unutma, yolcu degisir, yol degisir, ama menzil degismez.Yolcuya bakip, yolu tanima.Yola bak, yolcuyu tani, yolcu hakkindaki kiymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olmasi degil; Asil vahim olan yolcunun yolsuz olmasidir; Yolsuz, hedefsiz, amaçsiz, saskin, hercai ve seyyal…
“En dogru yol : en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatiyorlar. Onlar, karanlik evlerinde kaybettiklerini sokak lambasinin altinda arayan saskinlardir. Aldirma…Ayagina batan dikenler, aradigin gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan sözedenler, asikmis gibi davrananlardir. Gerçek asik olanlarsa, dikenini de severler.
Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, su gerçegi de hiç unutma : Yürümekle varilmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir. Yol boyunca; Yola çikip da yürümeyenleri, yola oturup, gelen-geçenin ayagina çelme takanlari, yolda metafizik uyusturucularla keyif çatanlari, telörgülerle çevirdigi yolu, kendisine zindan edip volta atanlari, maratona 100 metre kosucusu gibi hizli girip, 50. metrede yola yatanlari, yürüyüsün uzun ve yolun zahmetli oldugunu görünce, yolculuk üzerine zar atanlari , yürümeyi birakip, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanlari, ayagina batan tek bir dikenin faturasini çikarip, ömür boyu tafra satanlari, beyaz atli kurtariciyi gözlemek için ufka bakip bakip dagitanlari, yanlis kilavuzlara kizip yolu satanlari göreceksin. Aldirma, yürü. Gögsüne yüreginden baska muska takma. Vahiy haritan, Nebi kilavuzun, akil pusulan, iman sermayen, amel azigin, sevgi yakitin, ahlak karakterin, edep aksesuarin , merhamet sifatin, seref ve izzet adin olsun.
Dogru yol : insanlarin çogunun gittigi yol degil, düsünen öz akil sahiplerinin yoludur. Yolda verecegin her molayi özelestiri duraginda vermelisin. Unutma, tevbe özelestiridir. Kendisini hesaba çeken, baskalarinca hesaba çekilmekten kurtulur. Her molada yolda olup olmadigini, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümedigini kontrol etmen, pisman olmaman için elzemdir. Yön tayini sik sik gerekli olabilir. Haritayi saklayabilecegin en güvenilir yerin yüregindir. Bir sey daha : Pusulayi sahte manyetik alanlardan, paraziter nesnelerden uzak tut; Ibreyi saptirirlar da haberin olmayabilir. Yol emniyetin için gerekli olan sartlarin basinda bilinç gelir. Bilincini tahrif edecek her türlü uyusturucudan uzak durmalisin. Hobilerinin, fobilerinin, korkularinin bilincin üzerindeki saptirici etkisini iyi hesap etmelisin. O’ndan baskasindan korkarsan , korktugunun basina musallat edilecegini kesinlikle bilmelisin. Yolda düsecegin en büyük tuzak, yersiz korkularinin tuzagidir; Yani, kendi benliginin sana kazdigi tuzak. Hayirli yolculuklar dostum.

17 Ocak 2007

Değişim zamanı....

Sitemi değiştirdim....Bu şekli daha çok hoşuma gittiği için sitemi değişitirdim umarım sizlerde bu şeklini beğenirsiniz....

Vücut tipinize göre giyinin

İster Toplu, İster Hamile, İster Minyon Olun, Size Uygun Bir Stil Mutlaka Var. İşte Farklı Vücut Şekillerine Uygun Giyim Önerileri...
*Kıvrımlı bir vücuda sahipseniz; Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuz kıvrımlıysa, sezonun trendleri tam size göre.
*Armut modeliyseniz; Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyoncé, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipi ve üstü ince ama basen ve poposu olan kadınları tarif etmekte kullanılıyor. Armut vücut şekline sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin, özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılarla. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler, oturuk ceketler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sutyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır. Ama fazla parıltılı kumaşlardan uzak durmakta fayda var, zira bunlara ışığı yansıtarak kıvrımlarınıza fazladan dikkat çeker.
*Uzun ve inceyseniz; Bu vücut tipine sahip kadınlar hemen her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Mesela sezonun dar jean’leri, aşırı cafcaflı baskılar ve üste yapışan jarse elbiseleri tam size göre. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantolonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkat. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir.
*Minyonsanız; Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Bu nedenle bacakları ortaya çıkarmanın zamanı. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları bir arada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.

14 Ocak 2007

2007 TUHFE 007


Hazırlamakta olduğum 100 Parçalık savaş konulu koleksiyonumdaki abiye tasarımlarımdan...

7 Ocak 2007

İskoçyalının Dönüşü...

Fransızca “İskoç” anlamına gelen ekose, moda tarihinin klasik desenlerinin içinde yer alıyor. Ekoseyi İskoç erkeklerinin geleneksel giysisi olan pilili etekler yani ‘kilt’ler ile tanımış olsak da İngiltere ve İrlanda’da ekoseyi ilk kullanma konusunda oldukça iddialı.
‘Kilt’ler dağlarda yaşayan İskoç erkeklerinin geceleri soğuktan ve yağışlardan korunmak amacıyla kullandıkları ekose battaniyelerini gündüzleri bellerine sararak giysi ihtiyacını karşılamaları sonrasında ortaya çıkmış bir tür geleneksel kıyafet olma özelliğini taşıyor. Yeşil, kırmızı, siyah ve mavi renklerin kullandığı birbirinden farklı ekose türleri de aslında İskoçya’daki klanları temsil ediyor. Her klana ait bir renk ve ekose deseninin olması yaşadıkları coğrafyanın özelliğini de yansıtıyor. Günümüzde koleksiyonlara ilham veren kiltler birçok enteresan tartışmalara da konu oldu.
Geçtiğimiz yıllarda AB’nin resmî istatistik kuruluşu Eurostat, üye ülkeler arasında araştırma yapmak için sınıflandırdığı giysilerin bayana kıyafetleri bölümünde kiltlerin olması İskoçya’nın ayağa kalkmasına neden olmuştu. Tabii ki bunun sonucunda AB yetkilileri geri adım atmak zorunda kaldı ve kiltleri erkek giysisi olarak kabul etti. Ya ülkemizde neler olmuyor ki bu konuda? Erkekleri aşağılamak için kullanılan bir söylem olan “erkeklere etek giydirme “ meselesi var. Oysaki İskoçya’da erkeklerin kilt giymesi daha da erkek olduklarının göstergesi olarak kabul görüyor.
Şimdilerde ise moda dünyası kilti bayanlara feminen stil ile harmanlayıp sunuyor. 70’lerin kesimlerini günümüz anlayışı ile birleştiren ekose desenler 2006-07 sonbahar/kış sezonunda tüm koleksiyonlarda kullanıldı. Kısa pilili eteklerden A kesim eteklere, bedene oturan fit takımlardan önden düğmeli elbiselere, kruvaze kuşaklı trençkotlardan pelerinlere, pilili eteklerden kaşe kabanlara kadar her parçada farklı bir ekoseyi görmek mümkün.
Moda dünyasında koyu mor, sonbahar yeşilleri, bej ve kahverengi tonları, griler ve hayalperest pembeler ekoselere tekrar hayat verdi. Ekosenin klasikleşmiş lüks markası Burberry’de görmeye alıştığımız ekose, hem ciddi iş giysileri hem de çocuksu yumuşak stillerde karşımıza çıkıyor. Her tarz giyim anlayışı ile uyumlu ekoseler, klasik tasarımlarda olduğu kadar spor tasarımlarda da ilgi çekici görünüyor. Yumuşak ve ince dokulu kumaşlarda adeta erkeksi takımlar gibi duran ve bedeni saran üçlü bayan takımları ekoseye yeni soluk kazandırıyor. Yoğunluktan uzak, oldukça sade, aristokrat bir duruş ile tasarlanan ekose kıyafetler günün her saatinde kullanılabilir modern şıklığı yansıtıyor. Marc Jacobs’un, Louis Vuitton için hazırladığı koleksiyonda, Belçikalı tasarımcı Dries Van Noten, tasarımlarında her dönem ekoselere yer veren Vivien Westwood, Alexander McQueen, Ralph Lauren, genç tasarımcı David Dixon ve Paul Smith and John Galliano gibi birçok tasarımcı ekoseyi kendi stilleri ile birleştirerek kullandılar.
Trendlerin yalın ama sadelikle gelen lüksü simgeleyen formlar ile birleştiğini söylemeden edemeyeceğim. Princedegalla yani çok büyük kareli takım elbise kumaşlarının kullanıldığı kısa pantolonlar, kısa klasik ceket veya montlar, uzun trençkotlar sezona damgasını vuran parçalar arasında şapkalar, şallar, kabanlar, pelerinler, elbiseler, başörtüleri ve aksesuarları görmek mümkün.
Şık olduğu kadar sevimlilikleriyle de ilgi odağı olan ekose giysilerde pilili etekler balıkçı yaka kaşmir kazaklar ile tamamlanırken; takımlar bebe yakalı ya da hâkim yakalı patlı kırışık gömlekler ile kullanılabilir. Boru paça pantolonlar ile kullanılan uzun kalın örgü hırkalar ise günlük giyim anlayışınıza zarif şıklık kazandırıyor. Ekose etekler ve fit takımlar ile kullanılabilecek dolgu topuklu uzun rugan çizmeler ise giyimdeki seçici zevkinizi ortaya koyacaktır. Zincir aksesuarlar ile tamamlanan stilde net çizgilerden uzaklaşmamak asil görünümün püf noktası. Ekose kıyafetlerde mümkün oldukça soluk renklerin, diğer tamamlayıcı parçalarda (gömlek, kazak, şal, başörtüsü) ise geniş renk yelpazesine sahip canlı kış tonları tercih edilebilir.
Daha çocuksu stil benimseyenler de unutulmamış. Aynen İskoç geleneklerindeki gibi diz altı çoraplar pilili etekler ile kullanılabilecek. Okul gömlekleri ve süveterleri de bu tarzın belirleyici parçalarından. Sadece lisede giyilebileceğini düşündüğümüz bu stil pek çok hanımın eskiye özlemini giderecekmiş gibi görünüyor.
Ekose pek tabii olarak yalnızca bayan giysilerinde kullanılmadı. Erkeklerde de fit duran üçlü takımlarda, trençkotlarda, ekoseyi sık görmek mümkün. Daha dinamik bir duruş için temiz denim pantolon, balıkçı yaka kazak ve ekose ceket kullanılabilir. İş yaşamında klasik giyimden hoşlanan beylere ekose ceket, fular, düz renk, boru paça pantolon birleşimini denemelerini öneriyorum. İddialı ekose dar kalıp pantolonlar ile kullanılabilecek kalın örgü hırkalar ise kendini özgür hissetmek isteyen beylerin şıklığına şıklık katacaktır. Ekoseyi kadife ile birleştiren kombinasyonlar ile de soğuk kış günlerini sıcacık ve nostaljik geçirmenize yardımcı olabilir.
2006-07 sonbahar/kış sezonu biraz nostalji, biraz genç dinamik ruh, biraz da klasik bir tarz ama her şeyden önemlisi asil ve sofistike. Özet olarak ekose doğru kullanıldığı takdirde geleneksel ile modernin sentezlendiği lüks etkisi yaratan bir stil. r.yazici@zaman.com.tr
Ekose kullanımında püf noktalar :
*Şişman olanlar canlı renklere sahip ekoselerden uzak durmalı.
*Çok zayıf hanımlar çok uzun ve dar eteklerden sakınmalı.
*Göbek sorunu olanlar büyük ekoseli ceketleri değil küçük ekoselileri tercih etmeli.
*Basen problemi yaşayan hanımlar “A” kesim verevden hazırlanmış etekleri tercih etmeli.
*Kısa etekler için büyük ekoseli soluk renkler, uzun etekler için küçük ekoseli canlı renkler tercih edilebilir.
*Çok zayıf beyler iddialı ekose pantolonları tercih edebilir.
*Üçlü klasik takımlarda çok canlı renklerde astarlar kullanılabilir.

6 Ocak 2007

2007 Asi 006


Kravatın ortaya çıkışı....


Takılar hariç üzerimizdeki her giysinin bir fonksiyonu vardır.Peki kravatın boğazı sıkmaktan başka fonksiyonu nedir?Her iki yakayı bir araya getirmekse düğme o işi görüyor.Düğmeleri örtüp giysimizi güzel ve renkli kılmaksa kadınlar niye takmıyor?Pek de kravat sever bir millet olmadığımız açıktır ama ister inannın, ister inanmayın kravatın ortaya çıkışında Türkler'in de rolü vardır.
1660'da Osmanlılar Avusturya ordusuna yenilince o zamanlar Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içinde olan Hırvatistan'dan (Croatio) bir alay asker zaferin kahramanları olarak Paris'e götürüldüler ve kralın huzuruna çıkarıldılar.Bu askerler boğazlarına renkli mendiller takmışlardır.Bu mendiller Romalılar devrinde hatiplerin, ses tellerini sıcak tutmak için sardıkları mendillere benziyordu.Kral çok beğendi ve kendiside krallık kravatları takan bir alay kurdu.Kravat kelimeside Hırvat anlamındaki 'croat'tan türedi.
Çok geçmeden bu moda İngiltere'ye sıçradı.Hiçbir centilmen boğazına birşey sarmadan kendini iyi giyinmiş hissetmiyordu.Kravat o zamanlar o kadar yüksek bağlanırdı ki insanlar vücudunu döndürmeden etrafa bakamıyorlardı, ama hiç olmazsa bir faydası vardı.Kılıç darbelerine karşı boyunu koruyordu.
Kravat çeşitli şekillerde yüzyıllarce yerini korudu, yüzden fazla değişik bağlama şekli geliştirildi.Bağlama şakilleri üzerine kitaplar yazıldı.1960 gençliğinin düzene baş kaldırması sırasında biraz gözden düştü ama 1970'li yıllardan başlayarak popülaritesi yine arttı.Tabii ki patronlar karavat takınca çalışanlarada başka seçenek kalmıyordu.
Kravatlar erkeklerin elbise dolaplarının en kolay yıpranabilir aksesuarlarıdır.Genellikle erkekler kravatı düğümünün bir tarafından, ince ucunu çekerek çıkarırlar.Halbuki doğru yol kravatı bağlarken hangi hareketi yaptıysanız sökerkende ters sıra ile aynısını yapmanızdır.
Kravatı çıkarttıktan sonra her iki ucunu birleştirip iki kat yapmanız, parmağınızın üzerinde bir kemer gibi sarmanız, parmağınızı içinden çektikten sonra bütün gece o şekilde muhafaza etmeniz uzmanlar tarafından tavsiye ediliyor.Eğer söz konusu olan ipek kravat ise sabahleyin hemen askıya asmanız gerekiyor, bu şekilde içindeki fiberler orjinal şekillerine gelecektir.Son bir uyarı:Üzerinde leke olsa bile ipek kravatları kuru temizlemeye göndermeyin, deforme olabilirler, mümkün olduğunca kendiniz temizlemeye çalışın buda bir sonuç vermezse dikişlerini söküp mendil olarak kullanabilirsiniz:))
NOT:Kravat bayan giyiminde 2006-2007 sonbahar-kış modasının vazgeçilmezi arasında...Eğer sizde maskülen bir hava yaratmak istiyorsanız, bu senenin trendleri arasında olan yelek-kravat ikilisini kullanabilirsiniz...

3 Ocak 2007

100 parçalık koleksiyon hazırlıyorum...

Herkeze merhabalar...
Sitem için yine özel tasarımlar yapıp koymak istiyorum ama bu aralar oldukça yoğun olduğum için yapamıyorum:(
Konusu savaş olan 100 parçalık bir koleksiyon hazırlıyorum,ve bunu sizlerle paylaşmak istediğim için inş. en kısa zamanda siteme bu tasarımlarımdan birazını koymayı planlıyorum.
Beğenmeniz dileğiyle......

1 Ocak 2007

Artık ziyaretçi defteri kullanıma açık

Siteme genel yorumlarınız için ''ziyaretçi defteri'' adı altında yeni bi kategori açtım ve ''hakkımda''kotegorisine yazmış olduğunuz yorumlarınızı buraya aktartım.Siteme göstermiş oldugunuz ilgiden dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum...

Ziyaretçi defteri

Sitem hakkında düşünceleriniz...

Kardeşlik bu işte...