
"Sevmek"dedim."Yoluna ölmek"dedi."Yol"dedim."Alıp başını gitmek"dedi."Gitmek" dedim.bir "Ahhh!" Çekip dostlardan ayrılmak"dedi."Dost"dedim.Durdu,bana baktı;"Dost"diye mırıldandı,"Yüreğime nasıl koysam bilemediğim!"dedi."Yürek"dedim."Dünyaları içine sığdıramadığım!" dedi."Dünya" dedim."Hayatın bir yüzü" dedi."Yüz" dedim."Ardında ne gizli bilemediğim"dedi."Giz" dedim."Hep çözmeye çalıştığım!" dedi."Çalışmak dedim."Bitmeyecek hikaye!"dedi."Hikaye dedim."Binlercesini içimsde gizliyorum!"dedi."Gizlemek "dedim."İşte herşeyin bitimi!"dedi."Şey"dedim."Sevda"dedi."Sevda"dedim."Peşinden koştuğum!"dedi."Koşmak"dedim."Hayat bir maraton'"dedi."Hayat" dedim."Öyle kısa ki!" dedi."Niçin kısa?"diye sordum."Yaşanacak çok şey var,zaman yok!"dedi."Yaşanması gereken ne var?" diye sordum."AŞK"dedi."Kaç kere?"diye sordum."Bin kere!diye!"dedi,"Milyon kere!""Neden bir kere değil?"diye sordum."Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tok aşk!"dedi."Önce ona varsan olmazmı?"diye sordum"Keşke olsa"dedi,"Ama önce yoğrulmak dedi!""Acı çekmek mi?" diye sordum."Evet,aşk acısında yok olmak!"dedi."Yok olunca?"dedim."İşte gerçek aşkı o zaman yaşarsın!"dedi."Gerçek aşk?"dedim."Büyük o!"dedi.Durdum.Durdum.Ve sustum!"Neden sustun?"diye sordu."Yüreğim titredi sanki!"dedim."Neden?"diye sordu."Bilmiyorum!"dedim."Büyük o!" "Evet"dedi,"Büyük o!""nerede?"diye sordum."Her yerde!"dedi."Nasıl?"diye sordum."Yüreğini aç!"dedi."Yüreğimi açmak!"dedim."Bir tebessümle bak herşeye!"dedi."Tebessüm"dedim."Her kapının anahtarı!"dedi."Kapı"dedim."Girmeden bilemezsin!"dedi."Ya korku?"dedim."Bilinmeyenden korkar insan!"dedi."Ben bilmiyorum!"dedim."Neyi?"diye sordu."Ben'i"dedim."Sen kimsin?"diye sordu."Ben kimim?"diye sordum."Sevgiyle beslenensin!"dedi."Kimin sevgisiyle?"diye sordum."Büyük o'nun!"dedi.Durdum,Durdum;Yine sustum."Kimsin?"diye sordum."SEN'im!"dedi.
(genc beyin dergisinden alıntıdır)
7 yorum:
Merhabalar canım gene ben,
Alıntı almıs oyduğun yazıyı okudum. yazı çok hoş. Özellikle bilmem nedendir ama dikkatimi çeken bir nokta korku oldu. insen hep bilinmeyenden korkar dediği gibi. Yani meşhul olan şeyden. Acep bunun hikmeti nedir aceba. Bizi şırlırla dolu yaradan Rabbimize Sonsuz Şükürler. Ama tabiki en önemli nokta insan kendini tanımalı ve bilmelidir ki; başarıyı yakalayabilsin.
Sırada eleştiri kısmım vaaaar. Canımm bu site senin tasarım siteeen. biz senin tasarımlarını özledik. Birbirinden güzel, hoş ve çarpıcı olan tasarımlarını. Tasarımlarını devamını sabırsızlıkla bekliyoruzzzz.
DaiM Mutluluklar canımmm...
mevlude bu yazıyı bizlerle paylaştığın için kendi adıma teşekkür ederim.çok anlamlı bir yazı..
Çok güzel bir yazı.Sonu harika bitiyor...
tuana öncelikle yorumun için teşekkür ediyorum.Bu aralar fazla vaktim olmuyor,tasarım yapıyorum ama kağıt üserine geçiremiyorum hafızama kaydediyorum.Yani anlıyacağın tasarımlarımı şimdilik vaktim olmadığı için haffızamda çiziyorum ama yakın bir zamnda inş tasarımlarımı kağıda geçirip sitemde yayınlıyacağım...
bu arada sana takılmadan edemiyeceğim,"Bizi şırlırla dolu yaradan Rabbimize Sonsuz Şükürler."demişsin ama
burada şırlırla değil sırlarla yazmaya çalıştın herhalde değilmi:P
:)k.i.b...
bu yazı gerçekten çok hoş.. uzunca bir süredir ara vermiştin yazılarına. tekrar yazmaya başlaman çok güzel bir gelişme. yeni yazılarını, alıntılarını ve paylaşımlarını bekliyorum. hoşçakal güzel insan
Rica ederim mevlüdecim. yorumumu seninle paylaşmak benim için büyük bir zevk. Zaten bende tasarımlarını bırakmadığını tahmin ediyordum ama genede tasarımlarına duyduğumuz özlemi dile getirmek istedim. En yakın zamandada bekliyorummm.
Bu arada takıldığın konuya gelinceee evet çok haklısın SIRLARLA olucaktı ama ne yapabilirim senin yazılarını ve tasarımlarını düsünmekten öyle bi aceleye dalmısımkii parmaklarım klavyede ahenk ile dans etmiş :)
K.i.b A.e.o
DaiM Mutluluklar CanıM
UZUUUN BİR SÜRE SONRA ORTAYA ÇIKTIN! SEZON FİNALİ BİLE YAPMADAN TATİLE GİRDİN DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜM Kİ SÜPER BİR YAZI İLE ORTAYA ÇIKTIN
BENDE GERÇEK DOST (ARKADAŞ) ÜZERİNE 3GÜZEL YAZI GÖNDERİYORUM. UMARIM BEĞENİRSİNİZ.
1.) TRABZONDA KROS YARIŞMASI
2006- 2007 Sezonunda Trabzon’da düzenlenen Kros il birinciliği yarışında Hilal Coşkuner açık ara birinci iken arkadan gelen arkadaşını kontrol etmek için baktığında arkadaşı Sibel Yur adlı öğrencinin yere düştüğünü gördü. Arkadaşıma acaba bir şey mi oldu endişesiyle Yarışı (birinciliği!) bırakıp hemen arkadaşına giden Hilal büyük bir dostluk örneği gösterdi. Hilal bu davranışıyla sadece öğrencilere değil, bütün dünyaya ders verdi
Hilal Coşkuner öğrencimizi ve onu yetiştiren Ailesini ve Öğretmenlerini buradan tebrik ediyorum..
2.) GELECEĞİNİ BİLEN ARKADAŞ
Savaşın şiddetli günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:
-Teğmenim, Teğmenim, dedi. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?
Delirdin mi? Der gibi baktı teğmen...
-Gitmeye değer mi?. Arkadaşın vurulmuş. Büyük ihtimalle ölmüştür. Bile...
Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın...
Asker ısrar etti ve teğmen Peki dedi...
“Git o zaman...”
Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti... sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü:
-Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Arkadaşın zaten ölmüş...
-Değdi teğmenim. Değdi dedi asker....
-Nasıl değdi? Dedi teğmen. Arkadaşın ölmüş görmüyor musun?...
-Gene de değdi komutanım.Çünkü yanına ulaştığımda henüz ölmemişti, yaşıyordu..
Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için...
Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:
Geleceğini biliyordum Dostum....
Yukarıdaki iki hikayeden günümüz öğrencilerinin alması gereken der(ler) var. Öyle dostlara hepimizin ihtiyacı var...
3.) DOSTLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM
Bilgelerden biri , evinde otururken birden kapı çalınır. İnip bakar. Eski tanıdıklarından biri. Fakat Allah rızası için sadaka istemeye gelen bu eski dostu mahcup etmek istemediği için kendisine görünmez. Hemen içeri koşup sandıkta ne geçerse eline, hepsini getirip, kapı aralığından uzatır.Adam dua ederek gittikten sonra o zat hüngür hüngür ağlamaya başlar.
Hanımı, “ Verdiklerin gözüne çok göründü, yaptığın cömertliğe pişman oldun da, onun için mi ağlıyorsun” diye sorar?
Hayır! Der, aklına gelen yanlış! Ben verdiğim para için değil, uzun zamandan beri görmediğim bu dostumun halini sorup araştırmadığım için, onu dilenmeye zorlanacak duruma getirişime ağlıyorum!...
Demek ki dostluk kurur kuruya olmuyor dostun için her zaman bir şeyler yapabilmek lazım Özellikle zor günlerinde.... “Dost, zor günde belli olmaz mıydı?
SAYGILAR SUNARIM Z.S.
Yorum Gönder